Ferit F. Şahenk: “İktisadi ilişkilerimiz çeşitlendikçe, Türk – Amerikan ilişkisi derinleşecektir”
Türkiye’nin Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) bünyesinde yer alan Türk Amerikan İş Konseyi (TAİK), ABD ziyaretinin ikinci ayağında, Amerikan Türk Konseyi ATC ile birlikte “Türkiye ve ABD – Başarının İş Boyutu” başlıklı 3 günlük bir konferans düzenledi. ABD’nin Washington şehrinde, 25-28 Mart tarihlerinde yapılan ve bu yıl 26.’sı düzenlenen açılış oturumunda bir konuşma yapan Doğuş Grubu ve TAİK Başkanı Ferit F. Şahenk, “İki ülke arasındaki iktisadi ilişkilerin henüz gereken potansiyele ulaşmadığını düşünüyorum. İktisadi ilişkilerimiz çeşitlendikçe, Türk- Amerikan ilişkilerinin de çeşitleneceğine ve güçleneceğine inanıyorum” dedi.
Türk- Amerikan ilişkilerinde yeni bir hedef: “Önümüzdeki bir yıl içinde Türkiye’ye 10 mutlu CEO kazandıracağız”
Şahenk, “İş dünyası olarak Türk Amerikan ilişkilerine çok önem veriyoruz. Bu ilişkilerin olumsuzlukların gölgesinde kalmaması gerekiyor. Bunun için de iki ülkenin ortak çaba göstermesi gerektiğine inanıyoruz“ diye görüşlerini özetledi. Yaptığı konuşma sırasında TAİK’teki dönem başkanlığının biteceği 2008 Mayıs tarihine kadar ABD’den Türkiye’ye 10 mutlu CEO getirmeye yönelik hedefini açıklayan Şahenk, her mutlu CEO’nun bu ilişkiyi güçlendirecek birer elçi olacağını belirtti.
Şahenk: “Türkiye’nin yapıcı tutumuna rağmen Ermeni karar tasarısının Temsilciler Meclisi’ne gelmesi hayalkırıklığı yarattı.”
ABD’yle ilişkilerde son dönem sıklıkla gündeme gelen “Ermeni meselesini” de ele alan Ferit F. Şahenk bu konuyla ilgili olarak şu noktalara temas etti: “Türkiye – ABD ilişkileri büyük bir dikkat, sürekli bir özen ve sahiplenme gerektiriyor. Türk hükümeti, arşivleri araştıracak ortak bir komite oluşturulmasını önermiş, iki ülke tarihçilerini birlikte bir çalışma yapmaya davet etmiş, bunun için Türk ve Ermeni arşivleri dışında ilgili üçüncü ülkelerin arşivlerinin de taranmasını teklif etmiştir. Türkiye bu şekilde yapıcı tarafta yer almışken, konuyla ilgili karar tasarısının 30 Ocak tarihinde Temsilciler Meclisi’ne gelmesi, Türkiye’de büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
Bir Türk işadamı olarak, Türk - Amerikan ilişkilerinin olumlu gidişatının karşısına çıkan, kökleri çok derinlerde olan dostluğumuzu yaralayabilecek bu tür konuların, vakit ve enerji kaybından başka bir şey olmadığını düşünüyorum. Büyük bir dikkatle, sürekli özenle yürütülmesi gereken ilişkilerimizin, bizleri geriye iten, böyle olumsuz dış etkilerden uzak olmasını temenni ediyorum. Bu şekilde stratejik ortaklığımıza odaklanmamızın zaruri ve hayati olduğu kanaatindeyim.”