10 Mayıs 2007 | Doğuş Grubu

Şahenk: "Bölgesel Güç Olacağız"

Doğuş Holding CEO'su Hüsnü Akhan, Doğuş Grup Başkanvekili Süleyman Sözen ve Doğuş Otomotiv CEO'su Aclan Acar ile Dünya Gazetesi’ni ziyaret eden Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk, gerçekleştirdiği röportajda, kendileriyle birlikte hareket eden markaları yurtdışına taşıyacaklarını belirterek, "Bundan sonra Türkiye'de kazandığımız iş tecrübesiyle sadece Türkiye'de değil, 2008'den itibaren yurtdışında da yapacağımız genişlemeye dönük aktivilerle ses getireceğimize inanıyorum" dedi.

Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk ve Doğuş Grubu yöneticilerinin Dünya Gazetesi'ne yaptıkları ziyaretin ardından Osman Aralot köşe yazısında Doğuş Grubu'na yer verdi. Arolat, "Ayhan Şahenk felsefesiyle yürünen yolda." başlığıyla verdiği yazısında Doğuş Grubu'nun felsefelerine ve ilkelerine değindi. Yapılan açıklamalarda Hüsnü Akhan: Ciromuz 2008’de 5 milyar dolara ulaşacak mesajını verirken ; Süleyman Sözen “Garanti Ukrayna’dan sonra Ortadoğu’ya açılacak” dedi.  Aclan Acar ise yaptığı açıklamada “Rent A Car’da VW yerine yeni ortak: LeasPlan” açıklamasında bulundu.  Yürütülen sosyal sorumluluk projeleri ile ilgili bilgi veren Semih Yalman ise 'Doğuş Çocuk' markası altında üç sosyal sorumluluk projesi hakkında detaylı bilgi verdi.

İSTANBUL - Finans, otomotiv, enerji, inşaat, medya ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren Doğuş Grubu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk, kendileriyle birlikte hareket eden markaları yurtdışına taşıyacaklarını belirterek, "Bundan sonra Türkiye'de kazandığımız iş tecrübesiyle sadece Türkiye'de değil, 2008'den itibaren yurtdışında da yapacağımız genişlemeye dönük aktivilerle ses getireceğimize inanıyorum" dedi.

Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk, Grubun CEO'su Hüsnü Akhan, Grup Başkanvekili Süleyman Sözen ve Doğuş Otomotiv CEO'su Aclan Acar, Gazeteniz DÜNYA'yı ziyaret etti.

Bu yıl sürdürülebilir kârlılık ve risk yönetimi odaklı bir büyüme stratejisi izleyecek olan grubun CEO'su Hüsnü Akhan, geçen yıl 3.8 milyar dolar olan cirosunu bu yıl sonunda 4.2 milyar dolara, 2008 yılında ise 5 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. İnşaat sektöründe 175 milyon dolar olan cirolarını bu yıl 300 milyon doların üzerine çıkaracaklarını da kaydeden Akhan, turizmde yatak kapasitelerinin 4 bin 800'e çıkacağını, Didim, Bodrum Turgutreis ve Dalaman'daki marina yatırımları ile yat bağlamada yüzde 26 paya ulaşacaklarını kaydetti.

Doğuş Grubu Başkan vekili Süleyman Sözen ise, Hollanda ve Rusya'da var olan, yıl sonunda Romanya'da 40 şubeye çıkacak Garanti Bankası'nın Ukrayna'da bir banka satın almak yada sıfırdan kurmak konusunda çalışma yaptığını bildirdi. Sözen, siyasi gerginliklerin azalması durumunda Mısır, Suriye, İran ve Irak gibi ülkelere gidebileceklerinin sinyalini verdi.

Doğuş Otomotiv CEO'su Aclan Acar da, şirketin yüzde 12'lik pazar payı ile Türkiye'nin 3. büyük şirketi olduğunu söyledi. Acar, Alman Volkswagen'in, şirket bünyesindeki filo kiralama şirketindeki payını Hollandalı LeasePlan Corporation'a sattığını da açıkladı.

"Ağırlık finans sektöründe olacak"

1999 yılındaki yeniden yapılandırma ile belirli bir yere geldiklerini anlatan Ferit F. Şahenk, bundan sonra Türkiye dışında bölgeye açılacaklarını ve grubun ağırlığının finans sektöründe olduğunu söyledi. Şahenk, "İkinci otomotiv, üçüncü görsel medya, dördüncü inşaat, beşinci de turizm ve servis denilen sektör. Bizimle koşan markaları yurtdışına çıkarmaya çalışıyoruz" dedi. Grubun son 5 yılda bazı alanlarda liderlik ve ortaklıklarla gündeme geldiğini belirten Şahenk, şöyle konuştu:

"2008'den sonra grubun yurtdışında ve yurtiçinde yapacağı genişlemeye dönük aktivitelerle ses getireceğine inanıyorum. Türkiye'ye olan inancımız tam, yurtdışına bakıyor olmakla birlikte Türkiye'nin geleceği, bir yatırımcı olarak bizi çok heyecanlandırıyor. Bilhassa dünyadaki demografik konumu, son beş yılda ekeonomideki değişim ve yapısal anlamda belli yere gelmesi ve Ortadoğu'nun her geçen gün daha da önem kazanması Türkiye'yi önemli hale getiriyor. Bu nedenle Türkiye'nin beklediği büyüme potansiyelini realize edeceği dönemin içinde olduğunu düşünüyorum. Son dönemdeki ekonomik yapılanmanın devam edeceğini, Türkiye'nin artık dünyada konuşulan bir memleket olduğunu ve Türkiye'nin potansiyelini göz önüne alınca bazı şeylerin kalıcı olduğuna inanıyorum."

"Her işte çek list'imiz var yazılı basın düşünmüyoruz

Grubun her yerdeki fırsatlara 'Aman gidelim' anlayışıyla yaklaşmadığını anlatan Şahenk, "Her yaptığımız işte 'çek list'imiz var. O iş bizim çek list'imize uyuyor mu, finansal getirisinden, büyüklüğüne, know how'umuza uygunluğundan, içinde bulunmak istediğimiz coğrafi bölgeye uyumuna kadar birçok noktaya bakıyoruz" dedi.

Sık sık Milliyet'i satın alacaklarının konuşulmasıyla ilgili olarak da Şahenk, "Yazılı basınla ilgili düşüncemiz dün de yoktu, bugün de yok, gelecekte de olmayacak diye düşünüyorum" yanıtını verdi.

Aynı zamanda Türk Amerikan İş konseyi Başkanı da olan Şahenk, iki yıl sürecek görevi süresince doğrudan yabancı yatırıma (FDI) katkıda bulunacaklarını ve Türk-Amerika şirketlerinin bölgede yapacakları yatırımlarla ilgili tanıtıcı olacaklarını söyledi.

"Ayhan Bey'in felsefesiyle aile ocağı yarattık"

Grubun 18 bin çalışanının belli bir ahenk içinde olduğunu, kimsenin kimse için değil, beraber çalıştığını söyleyen Şahenk, şöyle konuştu:

"Ayhan Bey'in inşaatın felsefesinden gelen beraber paylaşarak çalışma fikriyle bir aile ocağı yarattığımıza inanıyoruz. Ben inanıyorum ki, Ayhan Bey bizi birbirimize miras bıraktı onun içinde bu güzelliği yaşatıyoruz. Düşünen ve dünyayı takip eden bir kuruluşuz. Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kuruluşuyuz. Kendimizi emanetçi olarak görüyoruz. Burada önemli olan dünyadaki standartları Türkiye'ye getirebilmek ve bunları Türkiye'ye uyarlamak. Yurtdışında da TC bayrağını gösterip, Türkler'in senelerdir belli şekilde algılanmış çerçevesinin dışında ne kadar kaliteli insanlar tarafından yönetildiğini göstermek".

"İstihdamda yara sarma devri bitti"

Türkiye'de artık istihdamın geliştirilmesine dönük projelerin yapılacağı döneme girildiğine işaret eden Şahenk, "Yara sarma devri bitti, bundan sonra işgücü politikalarına ağırlık vermek gerek" dedi.

2020'li yıllara gelirken, Türkiye'nin çok önemli bir insan kaynağı olacağını kaydeden Şahenk, "2020'lerde eğer eğitim ve ekonomik stratejik yapılanmada doğru şeyler yapılırsa, çalışabilir ve kapasitesi ile ekonomiye katkıda bulunabilir nüfusun genel nüfusa yüzdesi çok yüksek seviyeye gelir. Biz inşaatta mühendis aradığımızda yüzlerce mühendis geliyor. Ama bir formen ararsınız, yoktur. Eğitimi bilenlerin planlama yapıp Türkiye'yi bir an evvel bir eğitim seferberliğine geçirmesi gerekiyor" diye konuştu. Şahenk, bunların yanı sıra Türkiye'nin bölgede stratejik sektörlerini çözüp, nerelere daha fazla yönelmesi gerektiğini de belirlemesi gerektiğini ifade etti.

"KOBİ'ler büyümenin motoru olacak"

Türkiye'nin geleceğinin KOBİ'lerde olduğunu söyleyen Şahenk, "Anadolu'daki bu şirketlerin büyümesi, Türkiye'nin büyümesine motor olacak. KOBİ'lerin dünyadaki potansiyellerin bir an önce farkında olması ve yol açmalarının Türkiye'nin önünü açacağını düşünüyorum" dedi.

BASEL II kriterlerinin Anadolu'ya iyi anlatılması gerektiğini belirten Şahenk, şöyle devam etti:

"Eğer biz bunu bir an evvel paylaşmazsak, 2000'li yıllarda yaşanan bankalarla müşterileri arasında yanlış anlamalara neden olacak bir gündeme doğru koşarız. Basel II kriterlerinin çok iyi anlaşılması gerek. 2000'li yıllarda yaşananlar sonrasında bankalar yeniden yapılandı. Şimdi onların üzerine gelen Basel II kriterleri müşterilerini etkileyecek. Bu bir an evvel kurslarıyla, seminerleriyle paylaşmamız ve herkesin öğrenmesini sağlamamız gereken bir gerçek".

Türkiye'de tarım, hayvancılık ve turizm sektörlerine inandığını, bunların yeniden yapılanmasının Türkiye'nin önünü açacağını söyleyen Şahenk, "Türkiye Doğu'ya birçok yatırım yaptı, sıra bunların ürününü almaya geldi. Birçok komşu memlekete gidiyoruz, oraya giden meyve sebzenin çok uzak yerlerden geldiğini görüyoruz. Bizde mutfaktaki herşey var, o malları bizim satmamamız için bir neden yok. Eminim ki, tarım Türkiye'de daha kaliteli ve ucuza yapılırsa, bugün enflasyonda dahi rakamları etkileyecek yapıdadır" diye konuştu.

Akhan: Cironun yüzde 53'ü finanstan 2008'de 5 milyar dolar ciro olacak

Doğuş Grubu'nun CEO'su Hüsnü Akhan, 18 binin biraz üzerinde çalışanları olduğunu, geçen yıl cirolarının 3.8 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, bu yıl rakamın 4.2 milyar dolara, 2008 yılında ise 5 milyar dolara çıkmasını hedeflediklerini söyledi. Grubun ağırlıkla finans sektöründe olmasına karşın geçen yıl toplam cironun yüzde 53'ünün finans dışındaki sektörlerden sağlandığına dikkat çeken Akhan, "Esas ağırlığımız bu yıl sürdürülebilir kârlılık ve risk yönetimi odaklı bir büyüme stratejisi izlemek. Bu nedenle kurumsal risk yönetimi uygulamamızı geçen yıl sonunda başlattık bu yıl sonunda tamamlamayı planlıyoruz" dedi.

2006 yıl sonu itibariye grubun konsolide aktiflerinin 13.6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, EBIT rakamının 1 milyar doların üzerinde, net kârlarının da 334 milyon dolar olduğunu söyleyen Akhan, şunları söyledi:

"Konsolide derken kombine rakamlardan bahsetmiyoruz. Bizim Doğuş Holding olarak şirketlerimizde bulunan hisse oranımızla orantılı rakamlardan bahsediyoruz. Yani bu rakamlar bizim Garanti Bankası'ndaki yüzde 25.5'luk, otomotiv grubumuzdaki yüzde 72.5'luk hissemizin karşılığı rakamlar. Kombine bazda bakınca aktiflerimiz 13.6 milyar dolardan 56 milyar dolara, net kârımız 1 milyar dolara, EBIT'imiz ise 3.2 milyar dolara gelir."

İnşaatta ciro 300 milyon doları geçecek

İnşaat ve turizm sektörüne ilişkin faalliyetler ile ilgili de bilgi veren Akhan, grup şirketlerinden Doğuş İnşaat'ın toplam ortaklı projelerinin toplamının 4.2 milyar dolar, kendi paylarının ise 2.1 milyar dolar tutarında olduğunu kaydetti. Akhan, İstanbul'da Otogar-Bağcılar, Kadıköy-Kartal hafif raylı metrosunu yaptıklarını, Marmaray projesine imza attıklarını hatırlattı. Yusufeli Barajı'nın finansmanı için Hazine Müsteşarlığı'ndan onay beklediklerini anlatan Akhan, Türkiye dışında Fas, Kazakistan ve Ukrayna'da devam eden projeleri olduğunu söyledi. Kiev'de 110 milyon dolara inşa ettikleri köprüyü önümüzdeki yıl sonuna kadar teslim etmeyi umduklarını vurgulayan Akhan, şöyle konuştu:

"Fas'ta toplam 136 milyon dolarlık iki otoyolu tamamlayıp, teslim ettik. Şu anda devam etmekte olan 95 milyon dolar civarında mevcut otoyol ve viyadükler var. En son 206 milyon dolar tutarında iki otoyol ihalesinde birinci geldik, bunlar şu anda sözleşme aşamasında. Kazakistan'da ufak iki işimiz var, onları tamamlayınca Kazakistan'dan çekilmeyi planlıyoruz."

Geçen yıl yurtdışında 600 milyon dolar civarında müteahhitlik hizmetleri olduğunu anlatan Akhan, 2006'da inşaatta 175 milyon dolar ciroya ulaştıklarını, bu yıl ise rakamı 300 milyon doların üzerine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Maçka, kasımda tamamlanacak

Halen portföylerinde 4 bin 600 yatak kapasiteli otel ve tatil köyleri bulunduğuna işaret eden Akhan, bu yıl ekim-kasım ayında tamamlamayı planladıkları Maçka Palas'ın Park Hyatt ile butik otele dönüştürülmesi projesiyle yatak kapasitelerinin 4 bin 800'e çıkacağını, ilk 5'e gireceklerini bildirdi. Akhan, Alanya'daki Club Alantur'da 110 ek odalık genişleme yatırımının da sezona yetiştirilmeye çalışıldığını kaydetti.

Üç marina yatırımı

Grubun marina yatırımları ile ilgili de bilgi veren Akhan, geçen yıl ekim ayında başlanan Didim Marina'nın 2.5 yıl süreceğini, Bodrum Turgutreis'ten yüzde 50 daha büyük kapasiteli olacağını söyledi. Ekim ayında da Dalaman'daki marina yatırımına başlamayı umduklarını bildiren Akhan, şöyle konuştu:

"3 marina yatırımının tamamlanması ile birlikte Türkiye'nin toplam marinalarının yat bağlama kapasitesinin yüzde 26'sını kontrol edebilir hale geleceğiz. Yatırımımızı ağır tonajlı gemilerin yanaşmasını sağlayacak şekilde yapıyoruz. Gümrük noktasından, ÖTV'siz petrol satma noktasına kadar tüm hizmet gamını tamamıyle kendi marinalarımıza yansıtıyoruz. Marinalarımız sadece yatların bağlandığı yer olmayacak. Alışveriş merkezleri ve 5 yıldızlı oteller ile günübirlik konaklayacak yolcu gemilerine hizmet sunmayı amaçlıyoruz".

Didim Marina'ya biri 125, diğeri 300 ton kapasiteli 2 adet vinç ve lift alacaklarını anlatan Akhan, "Böylelikle karadaki yat sayımız 650'ye çıkacak. Bodrum Turgutreis'te sadece 100 yatlık bir kapasite var. Ciddi bir talep var, burayı çekim merkezi yapma yolunda adım atacağımızı düşünüyoruz" dedi.

İstanbul'a A tipi ofis Anadolu'ya AVM ve konut

Gayrimenkul alanında Doğuş Power Center'ı açtıklarını, Çekmeköy'deki 473 konutluk Evidea projesinin son fazının bu yıl temmuz ayında teslim edileceğini söyleyen Akhan, İstanbul'da konut, gelişmekte olan illerde ise hem konut hem de alışveriş merkezi yapabileceklerini söyledi.

İstanbul'un alışveriş merkezi konusunda doyuma ulaştığını ancak, her yıl 400 bin konutluk bir stok ilavesine gidilmesi gerektiğini vurgulayan Akhan, "İstanbul'da Avrupa standartlarına uygun A tipi ofis talebinin yoğun, arzının kısıtlı olduğunu görmekteyiz. Buna yönelik arayışlarımız var. Herhangi bir arsanın alınarak, ofis geliştirme şeklinde inşaası yada mevcut biten ofislerin A sınıfına dönüştürülmesini araştırıyoruz" diye konuştu.

İstinye Park'a GYO ve GE'nin ilgisi yok

Doğuş Holding bünyesinde yürütülen ağustos sonunda devreye girmesi beklenen İstinye Park projesine GYO'nun bir dönem ilgisi olduğunu, ancak daha sonra bu ilgilerini sonlandırdıklarını anlatan Akhan, "Şimdi GYO ve GE'nin İstinye Park'a ortaklık anlamında ilgisi yok" dedi.

Araç muayene istasyonlarına ilişkin Danıştay 13. Daire'nin 'olumlu' kararını da hatırlatan Akhan, sözleşmenin haziran ayında imzalanmasını beklediklerini ifade etti. Eski Merkez Bankalı Hüsnü Akhan, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ı da değerlendiren Akhan, "Durmuş'un duruşu Merkez Bankalı oldu. Şu anda izlediği yüksek faiz politikası her ne kadar eleştirilse de ülkenin geçmekte olduğu süreçten dolayı hassas bir denge. Dolayısıyla Merkez Bankası başarılı bir yol izlemekte diye düşünüyorum" diye konuştu.

Doğuş 2008'de ciroyu 5 milyar dolara çıkaracak

Bölgesel güç olacak

Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Şahenk: "Bizimle koşan markaları yurtdışına çıkaracağız"

Finans, otomotiv, enerji, inşaat, medya ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren Doğuş Grubu bu yıl sürdürülebilir karlılık ve risk yönetimi odaklı bir büyüme stratejisi izleyecek. Holding, geçen yıl 3.8 milyar dolar olan cirosunu bu yıl sonunda 4.2 milyar dolara, 2008 yılında ise 5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, grubun bundan sonra sadece Türkiye'de değil, Türkiye dışında da olacağını belirterek, "Türkiye'de kazandığımız iş tecrübesiyle bölgeye açılacağız" dedi. Şahenk, 2008'den itibaren grubun yurtdışında ve yurtiçinde yapacağı genişlemeye dönük aktivitelerle ses getireceğine inandığını söyledi.

Doğuş Grubu Başkan vekili Süleyman Sözen, Hollanda ve Rusya'da var olan, yıl sonunda Romanya'da 40 şubeye çıkacak Garanti Bankası'nın Ukrayna'da bir banka satın almak yada sıfırdan kurmak konusunda çalışma yaptığını bildirdi. Sözen, siyasi gerginliklerin azalması durumunda Mısır, Suriye, İran ve Irak gibi ülkelere gidebileceklerinin sinyalini verdi.

Grubun CEO'su Hüsnü Akhan ise inşaat sektöründe 175 milyon dolar olan cirolarını bu yıl 300 milyon doların üzerine çıkaracaklarını kaydederken, turizmde yatak kapasitelerinin 4 bin 800'e çıkacağını, Didim, Bodrum Turgutreis ve Dalaman'daki marina yatırımları ile yat bağlamada yüzde 26 paya ulaşacaklarını kaydetti.

Doğuş Otomotiv CEO'su Aclan Acar da şirketin yüzde 12'lik pazar payı ile Türkiye'nin 3. büyük şirketi olduğunu söyledi. Acar, Alman Volkswagen'in, şirket bünyesindeki filo kiralama şirketindeki payını Hollandalı LeasePlan Corporation'a sattığını da açıkladı.

Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk grubun üst düzey yöneticileri ile birlikte DÜNYA Gazetesi'ni ziyaret etti. Şahenk, 1999 yılındaki yeniden yapılandırma ile belirli bir yere geldiklerini belirtirken, bundan sonra Türkiye dışında bölgeye açılacaklarını kaydetti. Grubun ağırlığının finans sektöründe olduğunu söyleyen Şahenk, "İkinci otomotiv, üçüncü görsel medya, dördüncü inşaat, beşinci de turizm ve servis denilen sektör. Bizimle koşan markaları yurtdışına çıkarmaya çalışıyoruz" dedi.

"Beş yılda ortaklıklarla gündeme geldik

2008'den sonra genişlemeyle gündeme geleceğiz"

Şahenk, grubun son beş yılda bazı alanlarda liderlik ve ortaklıklarla gündeme geldiğini belirterek, "2008'den sonra grubun yurtdışında ve yurtiçinde yapacağı genişlemeye dönük aktivitelerle ses getireceğine inanıyorum. Türkiye'ye olan inancımız tam, yurtdışına bakıyor olmakla birlikte Türkiye'nin geleceği, bir yatırımcı olarak bizi çok heyecanlandırıyor. Bilhassa dünyadaki demografik konumu, son beş yılda ekeonomideki değişim ve yapısal anlamda belli yere gelmesi ve Ortadoğu'nun her geçen gün daha da önem kazanması Türkiye'yi önemli hale getiriyor. Bu nedenle Türkiye'nin beklediği büyüme potansiyelini realize edeceği dönemin içinde olduğunu düşünüyorum. Son dönemdeki ekonomik yapılanmanın devam edeceğini, Türkiye'nin artık dünyada konuşulan bir memleket olduğunu ve Türkiye'nin potansiyelini göz önüne alınca bazı şeylerin kalıcı olduğuna inanıyorum" dedi.

"Yara sarma devri bitti"

Türkiye'de artık istihdamın geliştirilmesine dönük projelerin yapılacağı döneme girildiğine işaret eden Ferit F. Şahenk, "Yara sarma devri bitti, bundan sonra işgücü politikalarına ağırlık vermek gerek. 2020'li yıllara gelirken, Türkiye'nin çok önemli bir kaynağı olacak. O da insan kaynağı. 2020'lerde eğer eğitim ve ekonomik stratejik yapılanmada doğru şeyler yapılırsa, çalışabilir ve kapasitesi ile ekonomiye katkıda bulunabilir nüfusun genel nüfusa yüzdesi çok yüksek seviyeye gelir. Biz inşaatta mühendis aradığımızda yüzlerce mühendis geliyor. Ama bir formen ararsınız, yoktur. Eğitimi bilenlerin planlama yapıp Türkiye'yi bir an evvel bir eğitim seferberliğine geçirmesi gerekiyor. Bunun yanında Türkiye'nin bölgede stratejik sektörlerini çözüp, nerelere daha fazla yönelmesi gerekir, bunları oluşturması gerek" değerlendirmesinde bulundu.

"KOBİ'lerin büyümesi motor olacak"

Türkiye'nin geleceğinin KOBİ'lerde olduğunu söyleyen Şahenk, "Anadolu'daki bu şirketlerin büyümesi, Türkiye'nin büyümesine motor olacak. KOBİ'lerin dünyadaki potansiyellerin bir an önce farkında olması ve yol açmalarının Türkiye'nin önünü açacağını düşünüyorum" dedi. BASEL II kriterlerinin Anadolu'ya iyi anlatılması gerektiğini belirten Şahenk, şöyle devam etti: "Eğer biz bunu bir an evvel paylaşmazsak, 2000'li yıllarda yaşanan bankalarla müşterileri arasında yanlış anlamalara neden olacak bir gündeme doğru koşarız. Basel II kriterlerinin çok iyi anlaşılması gerek. 2000'li yıllarda yaşananlar sonrasında bankalar yeniden yapılandı. Şimdi onların üzerine gelen Basel II kriterleri müşterilerini etkileyecek. Bu bir an evvel kurslarıyla, seminerleriyle paylaşmamız ve herkesin öğrenmesini sağlamamız gereken bir gerçek".

Türkiye'de tarım, hayvancılık ve turizm sektörlerine inandığını, bunların yeniden yapılanmasının Türkiye'nin önünü açacağını söyleyen Şahenk, "Türkiye Doğu'ya birçok yatırım yaptı, sıra bunların ürününü almaya geldi. Birçok komşu memlekete gidiyoruz, oraya giden meyve sebzenin çok uzak yerlerden geldiğini görüyoruz. Bizde mutfaktaki herşey var, o malları bizim satmamamız için bir neden yok. Eminim ki, tarım Türkiye'de daha kaliteli ve ucuza yapılırsa, bugün enflasyonda dahi rakamları etkileyecek yapıdadır" dedi.

"Yaptığımız her işte çek list'imiz var"

Doğuş Grubu'nun her yerdeki fırsatlara 'Aman gidelim' anlayışıyla yaklaşmadığını anlatan Şahenk, "Her yaptığımız işte 'çek list'imiz var. O iş bizim çek list'imize uyuyor mu, finansal getirisinden, büyüklüğüne, know how'umuza uygunluğundan, içinde bulunmak istediğimiz coğrafi bölgeye uyumuna kadar birçok noktaya bakıyoruz" dedi.

"Yazılı basın düşünmüyoruz"

Sık sık Milliyet'i satın alacağı konuşulan Doğuş Grubu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Şahenk, "Yazılı basınla ilgili düşüncemiz dün de yoktu, bugün de yok gelecekte de olmayacak diye düşünüyorum" diyerek çıkan haberleri yalanladı. Grubun 18 bin çalışanının belli bir ahenk içinde olduğunu, kimsenin kimse için değil, beraber çalıştığını söyleyen Şahenk şöyle konuştu: "Ayhan Bey'in inşaatın felsefesinden gelen beraber paylaşarak çalışma fikriyle bir aile ocağı yarattığımıza inanıyoruz. Ben inanıyorum ki, Ayhan Bey bizi birbirimize miras bıraktı onun içinde bu güzelliği yaşatıyoruz. Düşünen ve dünyayı takip eden bir kuruluşuz. Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kuruluşuyuz. Kendimizi emanetçi olarak görüyoruz. Burada önemli olan dünyadaki standartları Türkiye'ye getirebilmek ve bunları Türkiye'ye uyarlamak. Yurtdışında da TC bayrağını gösterip, Türklerin senelerdir belli şekilde algılanmış çerçevesinin dışında ne kadar kaliteli insanlar tarafından yönetildiğini göstermek".

Aynı zamanda Türk Amerikan İş konseyi Başkanı da olan Şahenk, iki yıl sürecek görevi süresince doğrudan yabancı yatırıma (FDI) katkıda bulunacaklarını ve Türk-Amerika şirketlerinin bölgede yapacakları yatrımlarla ilgili tanıtıcı olacaklarını söyledi.

Garanti Ukrayna'dan sonra Ortadoğu'ya açılacak

Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkan vekili Süleyman Sözen, Garanti Bankası'nın Türkiye'deki aktif toplamının 41 milyar doları bulduğunu, konsolide bakılınca bu rakamın 45 milyar dolara çıktığını söyledi. Türkiye dışında Hollanda ve Rusya'da yüzde 100'ü Garanti Bankası'na ait iki bankaları olduğunu kaydeden Sözen, Doğuş, Garanti ve GE oratklığı ile Romanya'da 15 Mayıs'ta 8 şubenin biteceğini, yıl sonunda ise şube sayısının 40'a çıkacağını söyledi. Sözen, "Buradaki sistemi bankaya çevirip, leasing ve diğer hizmetlerle birleştirerek 700 ayrı noktada bankacılık ve bu faaliyetleri yapma planı var" dedi.

"Ukrayna'da banka alabiriz"

Ukrayna'da bir banka alma veya sıfırdan kurma üzerinde çalışmaların devam ettiğini söyleyen Süleyman Sözen, iki sigorta şirketinin bir bölüm hisselerinin Hollandalı Euroka'ya satılması işleminin haziran sonu veya temmuz başında biteceğini bildirdi. Bankacılıkta bölgesel güç olmak için aktiflerin yüzde 25-30'unun komşu ülkelerde olması gerektiğini belirten Sözen, "Şu anda bizim aktif toplamımızın 11-12'si Türkiye dışında. Bir yıl öncesine kadar bizim yurtdışında ciddi bir büyüme hedefimiz yoktu. Türkiye daha çok gelişmeye müsaitti. Teknoloji konusunda güvenimiz artınca buna karar verdik" dedi.

Şu anda mevduatın krediye dönüşmesi oranının yüzde 70'leri aştığını kaydeden Sözen, Romanya'daki temel yöneticilerin Türkiye'den gittiğini, zamanla bu oranı düşürüp, yerli çalışanlara ağırlık vereceklerini söyledi.

Hollanda'daki bankanın yüzde 65'inin Türk olmayan müşterilerden, yüzde 35'inin ise ya Türk alıcı ya da satıcılardan oluştuğunu belirten Sözen, "Romanya'da yüzde 100'ü orada olan işler, Rusya'da da 400 milyon dolarlık aktif toplam tamamen Rusya'dan doğdu" dedi.

"Kriz olmasaydı Doğu Avrupa'da aktifler 50 milyar doların altında olmazdı"

Faizlerin düşmesiyle birlikte tüketici kredilerine yönelimin artacağını söyleyen Sözen, "Finansta bölgede büyük oyuncu olma hedefi var, devam da ediyor. 2001 krizi bu avantajı biraz geriletti. 2001 krizi olmasaydı, bugün Doğu Avrupa ve Rusya'da, Türk aktifleri 50 milyar doların altında olmazdı. Batılı bankalar buralara girmekte yavaş davrandılar. Hala teknolojilerini tam anlamıyla kuramadılar" dedi.

Sırada Mısır, İran, Irak olabilir

Ukrayna'dan sonra Ortadoğu'ya yöneleceklerini bildiren Sözen, "Politik gerginlikler azaldıkça şu anda en büyük oyuncu olmaya müsait olan Türkiye olacak. Neden? Finansal krizi yok, teknoloji ve insan gücü var. Batılı bankalar düşününceye kadar biz orada yerleşmiş oluruz diye düşünüyorum. Özellikle kısa vadede Ortadoğu'yu düşünüyoruz. Bahreyn ve Dubai küçük memleketler. Biz oralara çok talip değiliz. Mısır, Suriye, Irak veya İran rahata kavuşursa oralara ilk gidecek olan ülke Türkiye'dir" diye konuştu.

Halkbank'ta yüzde 51'in üzerindeki her pay satışında ilgililerden birisi olacaklarını söyleyen Sözen, "Hisse alarak yüzde 10-11 paya ulaşmak bizim için birşey ifade etmez. Halkbank gibi büyük bankalarda yüzde 51'in üzerindeki rakamlar birşeyi ifade edebilir" dedi. Sözen, Garanti Yatırım bünyesinde ortaklık arayışlarının devam ettiğini, henüz ciddi bir gelişme olmadığını söyledi.

"Enerji'de su, kömür, gaz paketleriyle ilgiliyiz"

Enerjide Doğan, Anadolu ve Unit ile kurulan ortaklık ile elektrik dağıtım ihalelerine gireceklerini, Afşin-Elbistan ile ilgilendiklerini belirten Süleyman Sözen, "Aslancık HES'i aldık. Bu bir eğitim ve başlangıç noktası olabilir. Rüzgar enerjisi ile ilgilenme durumumuz var. Nükleer'i düşünme safhasındayız. Nükleer ile ilgili düzenlemeler şu anda ciddi ilgi göstermemize mani oluyor. Çünkü atıkların nasıl yönetileceği çevre gibi konuların hükümetin açtığı yollarla gitmesi gerekir. Romanya'da çevre sorunlarını bir sistemle hükümet yapıyor, ilk yatırıma başlıyor daha sonra özelleştirme yoluyla santralın bazı bölümlerini satıyor" dedi.

Enerji Bakanlığı'nın elindeki su, kömür, doğalgazdan oluşan 2000-1500-1200 megavat gücünde paketler olduğunu söyleyen Sözen, "Bunları özelleştirmeye çıkardıkları takdirde onlarla ilgiliyiz" diye konuştu. Doğalgaz dağıtımına küçük ihaleler olması nedeniyle sıcak bakmadıklarını vurgulayan Sözen, "Birkaç tanesini almak lazım, ileride bunları bir kısım yatırımcılar belki toplayacak. HES'lerde de zamanında müteahitler girmiş almış. İki yıl zamanları var. Belki ondan sonra devredecekler" dedi.

"Türkiye'de bankalar proje açlığı çekiyor"

Yurtdışında enerji şirketlerinin masraflı olması nedeniyle proje geliştirmediğini, geliştirilmiş olanları satın aldığını anlatan Sözen, yavaş yavaş Türkiye'de finansmanın problem olmaktan çıktığını, birçok Türk bankasının çok uzun vadelerde yabancı bankalar gibi kredi imkanı sağladığına dikkat çekti. Sözen, şöyle konuştu: "Yeter ki Türkiye'nin elinde projeler olsun, hatta Türkiye'deki bankalar proje açlığı çekiyor."

"Yeni alanlar yok"

Süleyman Sözen, GE'nin varlığının hem gruba hem de Türkiye'ye katkı sağladığını belirtirken, "GE'nin tüm ünitelerinde ciddi bir Türkiye olayı var, Türkiye gündemde. Türkiye her konuda önem taşıyor. Türkiye GE'nin çok gündeminde. Sağlıkta GE ile ilgili çalışmalar var ama onlar daha çok alet edavat satan bir şirket. Sağlıkta daha çok lazım olan sağlık müeeseselerini işletenlerin know how'u" dedi. Grubun gıda ve tarım gibi yeni alanlara girme niyeti olmadığını söyleyen Sözen, "Gıdadan yeni çıktık. Belki katılımcı orataklık gibi şeyler sonra olabilir" dedi.

"Cironun yüzde 53'ü finans dışından geliyor"

Doğuş Grubu'nun CEO'su Hüsnü Akhan, 18 binin biraz üzerinde çalışaları olduğunu, geçen yıl cirolarının 3.8 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, bu yıl rakamın 4.2 milyar dolara, 2008 yılında ise 5 milyar dolara çıkmasını hedeflediklerini bildirdi. Akhan, "Esas ağırılığımız bu yıl sürdürülebilir karlılık ve risk yönetimi odaklı bir büyüme stratejisi izlemek. Bu nedenle kurumsal risk yönetimi uygularımızı geçen yıl sonunda başlattık bu yıl sonunda tamamlamayı planlıyoruz" dedi.

2006 yıl sonu itibariye grubun konsolide aktiflerinin 13.6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, EBIT rakamının 1 milyar doların üzerinde, net karlarının da 334 milyon dolar olduğunu söyleyen Akhan, "Konsolide derken kombine rakamlardan bahsetmiyoruz. Bizim Doğuş Holding olarak şirketlerimizde bulunan hisse oranımızla orantılı rakamlardan bahsediyoruz. Yani bu rakamlar bizim Garanti Bankası'ndaki yüzde 25.5'luk, otomotiv grubumuzdaki yüzde 72.5'luk hissemizin karşılığı rakamlar. Kombine bazda bakınca aktiflerimiz 13.6 milyar dolardan 56 milyar dolara, net karımız 1 milyar dolara, EBIT'imiz ise

3.2 milyar dolara gelir" dedi. Akhan, grubun ağırlıkla finans sektöründe olmasına karşın geçen yıl toplam cironun yüzde 53'ünün finans dışındaki sektörlerden sağlandığına dikkat çekti.

İnşaatta ciro 300 milyon doları geçecek

Akhan, inşaat ve turizm sektörüne ilişkin faalliyetler ile ilgili de bilgi verdi. Doğuş İnşaat'ın toplam ortaklı projelerinin toplamının 4.2 milyar dolar, kendi paylarının ise 2.1 milyar dolar tutarında olduğunu kaydeden Akhan, İstanbul'da Otogar-Bağcılar, Kadıköy-Kartal hafif raylı metrosunu yaptıklarını, Marmaray projesine imza attıklarını hatırlattı. Yusufeli Barajı'nın finansmanı için Hazine Müsteşarlığı'ndan onay beklediklerini anlatan Akhan, Türkiye dışında Fas, Kazakistan ve Ukrayna'da devam eden projeleri olduğunu söyledi.

Kiev'de 110 milyon dolara inşa ettikleri köprüyü önümüzdeki yıl sonuna kadar teslim etmeyi umduklarını vurgulayan Akhan, "Fas'ta toplam 136 milyon dolarlık iki otoyolu tamamlayıp, teslim ettik. Şu anda devam etmekte olan 95 milyon dolar civarında mevcut otoyol ve viyadükler var. En son 206 milyon dolar tutarında iki otoyol ihalesinde birinci geldik, bunlar şu anda sözleşme aşamasında.

Kazakistan'da ufak iki işimiz var, onları tamamlayınca Kazakistan'dan çekilmeyi planlıyoruz. Kazakistan'da ağırlıklı Astana'da işlerimiz var. Astana yeni yapılan bir başkent, hava koşulları ağır ve zor. Dolayısıyla yılın sadece 3-3.5 ayı çalışabiliyorsunuz. Sistemlerinin oturmamış olması ve biraz daha kişiye dayalı yönetim tarzı bizde oradan çekilme konusunda bir fikir oluşturdu" dedi.

Geçen yıl yurtdışında 600 milyon dolar civarında müteahhitlik hizmetleri olduğunu anlatan Akhan, 2006'da inşaatta 175 milyon dolar ciroya ulaştıklarını, bu yıl ise rakamı 300 milyon doların üzerine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Yatak kapasitesi Maçka ile 4 bin 800'e gelecek

Halen portföylerinde 4 bin 600 yatak kapasiteli otel ve tatil köyleri bulunduğuna işaret eden Akhan, bu yıl Ekim-Kasım ayında tamamlamayı planladıkları Maçka Palas'ın Park Hyatt ile butik otele dönüştürülmesi projesiyle yatak kapasitelerinin 4 bin 800'e çıkacağını, ilk 5'e gireceklerini bildirdi. Akhan, Alanya'daki Club Alantur'da 110 ek odalık genişleme yatırımının da sezona yetiştirilmeye çalışıldığını kaydetti.

Marinada yatların yanında yolcu gemilerine de hizmet

Grubun marina yatırımları ile ilgili de bilgi veren Akhan, geçen yıl ekim ayında başlanan Didim Marina'nın 2.5 yıl süreceğini, Bodrum Turgutreis'ten yüzde 50 daha büyük kapasiteli olacağını söyledi. Ekim ayında da Dalaman'daki marina yatırımına başlamayı umduklarını bildiren Akhan, şöyle konuştu:

"3 marina yatırımının tamamlanması ile birlikte Türkiye'nin toplam marinalarının yat bağlama kapasitesinin yüzde 26'sını kontrol edebilir hale geleceğiz. Yatırımımızı ağır tonajlı gemilerin yanaşmasını sağlayacak şekilde yapıyoruz. Gümrük noktasından, ÖTV'siz petrol satma noktasına kadar tüm hizmet gamını tamamıyle kendi marinalarımıza yansıtıyoruz. Marinalarımız sadece yatların bağlandığı yer olmayacak. Alışveriş merkezleri ve 5 yıldızlı oteller ile günübirlik konaklayacak yolcu gemilerine hizmet sunmayı amaçlıyoruz".

Didim marinaya biri 125, diğeri 300 ton kapasiteli 2 adet vinç ve lift alacaklarını anlatan Akhan, "Böylelikle karadaki yat sayımız 650'ye çıkacak. Bodrum Turgutreis'te sadece 100 yatlık bir kapasite var. Ciddi bir talep var, burayı çekim merkezi yapma yolunda adım atacağımızı düşünüyoruz" dedi.

İstanbul'a A tipi ofis Anadolu'ya AVM ve konut

Gayrimenkul alanında Doğuş Power Center'ı açtıklarını, Çekmeköy'deki 473 konutluk Evidea projesinin son fazının bu yıl temmuz ayında teslim edileceğini söyleyen Akhan, İstanbul'da konut, gelişmekte olan illerde ise hem konut hem de alışveriş merkezi yapabileceklerini söyledi. İstanbul'un alışveriş merkezi konusunda doyuma ulaştığını ancak her yıl 400 bin konutluk bir stok ilavesine gidilmesi gerektiğini vurgulayan Akhan, "İstanbul'da Avrupa standartlarına uygun A tipi ofis talebinin yoğun, arzının kısıtlı olduğunu görmekteyiz. Buna yönelik arayışlarımız var. Herhangi bir arsanın alınarak, ofis geliştirme şeklinde inşaası yada mevcut biten ofislerin A sınıfına dönüştürülmesini araştırıyoruz" dedi.

İstinye'ye GE ve GYO ilgisi bitti

Doğuş Holding bünyesinde yürütülen ağustos sonunda devreye girmesi beklenen İstinye Park projesine GYO'nun bir dönem ilgisi olduğunu, ancak daha sonra bu ilgilerini sonlandırdıklarını anlatan Akhan, "Şimdi GYO ve GE'nin İstinye Park'a ortaklık anlamında ilgisi yok" dedi. Akhan, araç muayene istasyonlarına ilişkin Danıştay 13. Daire'nin 'olumlu' kararını hatırlatırken, sözleşmenin Haziran ayında imzalanmasını beklediklerini ifade etti. Eski Merkez Bankalı Hüsnü Akhan, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ı da değerlendirdi. Akhan, "Durmuş'un duruşu Merkez Bankalı oldu. Şu anda izlediği yüksek faiz politikası her ne kadar eleştirilse de ülkenin geçmekte olduğu süreçten dolayı hassas bir denge. Dolayısıyla Merkez Bankası başarılı bir yol izlemekte diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Rent a Car'da VW yerine yeni ortak: LeasPlan

Doğuş Otomotiv CEO'su Aclan Acar, Türkiye'de otomotivde son yıllarda ciddi bir talep artışı olduğunu anlatırken, iç talepte 300-400 bin seviyesinden 600-650 bin seviyesine çıkıldığını ancak bunun yetersiz olduğunu söyledi. Akhan, "Türkiye'nin Macaristan'daki otomobil sahiplik oranına ulaşabilemesi için 25 yıl gerekiyor" dedi. Doğuş Otomotiv'in Volkswagen grup markalarının Türkiye'deki exclusive distribütörlüğünü yaptığını hatırlatan Acar, cirolarının yüzde 70'inin ithalat ve dağıtım işinden geldiğini, değer zincirinin her alanında olma kararları çerçevesinde çeşitli alanlara yöneldiklerini söyledi.

Cironun yüzde 30'u 6 satış noktasından

Kendilerine ait 3'ü İstanbul'da, birer tanesi ise Ankara, İzmir ve Bursa'da olmak üzere toplam 6 tane satış noktaları olduğunu söyleyen Acar, 6 satış noktasının cironun yüzde 30'unu sağladığına işaret etti. Toplamda 279 yetkili satıcıları bulunduğunu kaydeden Acar, satış noktalarını araç, bakım, servis ve satışın içinde olduğu merkezler haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi. Bu çerçevede Maslak'ta Doğuş Power Center içinde 20 bin metrekarelik bir yeri faaliyete geçirdiklerini belirten Acar, 3 Eylül'de satış ve pazarlama kısmının da açılacağını bildirdi.

DOD bu yıl 14 bin oto satacak

2. el otomobil ticareti yapan Doğuş oto değerleme'nin (DOD) geçen yıl 7 bin 500 adet 2. el otomobil sattığını, bu yıl ise hedeflerinin 14 bin adet oto satmak olduğunu kaydetti. 2. el otomobillerde kredilendirme yaptıklarını,

uzatılmış mekanik garanti ve alım-satımda ekpertiz hizmeti verdiklerini söyleyen Acar, 80 tane DOD yetkili satıcısı olduğunu kaydetti.

Hızlı araç tamiri servislerini 120'ye çıkaracak

Satış sonrası hizmet ve yedek parçada büyüyen bir yapıları olduğunuı anlatan Aclan Acar, ilkini Levent'te açtıkları hızlı araç tamiri yapan servislerin 120 noktaya ulaşacağını bildirdi. Servis noktalarının daha çok müşterilerin lokasyon noktalarında olacağını bildiren Acar, benzin istasyonlarına franchising verebileceklerini aktardı. Acar, "Farklı marka araçlara hizmet verecek bakım servisini genişleteceğiz. İthalattaki iş hacmimizi koruyarak diğer alanlara dağıtıyoruz. Bu servisler büyük şehirlerde olacak. Genç kuşak ve bayanların özellikle ufak tamirler için sanayinin içine girmemesini sağlayacağız" dedi.

"Otomobil kredilerinin yüzde 14'ünü sağlıyoruz"

Yüzde 49'u Doğuş'a, yüzde 51'i ise Alman Volkswagen'e ait olan 'Volkswagen Doğuş Finansal Hizmetler' şirketinin 1 milyar dolar aktif büyüklüğü olduğunu söyleyen Acar, şöyle konuştu: "Bankalar dahil toplam otomobil kredilerinin yüzde 14'ü bu şirkette. Büyük bankalarla rekabet ediyoruz. Türkiye'de bir ilk uygulanarak yetkili satıcılar kanalı ile kredileri veriyoruz. Tüketici finansman şirketleri içinde yüzde 68'lik paya sahibiz. BDDK'ya müracat ettik, yetkili satıcı finansmanı yapan factoring için. Onay bekliyoruz" .

Oto kiralamada VW gitti yerine Hollandalı geldi

Grup içinde filo kiralama da yaptıklarını aktaran Acar, bugün filolarında 5 bin 400 adet araç bulunduğunu söyledi. Volkswagen'in filo kiralama şirketindeki yüzde 51'lik hissesini Hollanda'da kurulu dünyanın 2. büyük araç kiralama şirketi LeasePlan Corporation'a devretme kararı aldığını açıklayan Acar, "Biz de buna onay verdik. Şirketin 1 milyon 200 bin adet aracı var. 11 mayıs'ta anlaşmayı imzalıyoruz. Ortağımız artık filo kiralama konusunda dünyanın önemli bir oyuncusu olacak. Dolayısıyla iç pazarda da ciddi büyüme potansiyeli görüyoruz. Şirketin adını da büyük ihtimalle değiştireceğiz" dedi.

Doğuş oto'nun payı yüzde 12

Doğuş Otomotiv'in geçen yıl cirosunun yaklaşık 1.8 milyar dolar, toplam araç satış adedinin ise 78 bin adet olduğuna işaret eden Aclan Acar, "Yüzde 12'lik bir pazar payına sahibiz aslında Doğuş Otomotiv Türkiye'nin 3. büyük otomotiv şirketi. Bizden hemen sonra da Fiat geliyor" dedi. Otomotiv sektöründe sıkı maliye politikaları nedeniyle bir daralma yaşandığına işaret eden Acar, bu ay ve önümüzdeki ay bir açılma olabileceğini kaydetti. Bugün Alman Volkswagen yetkililerinin Türkiye'ye geleceğini Mısır'daki yapılanma ile ilgili görüşeceklerini kaydeden Acar, Avrupa'ya da açılmaya çalıştıklarını söyledi.

Acar, Krone ile Treyler üretmek için anlaşma imzaladıklarını, 10 bin adet treyler üreten 30 milyon euroya mal olacak bir fabrika kuracaklarını hatırlattı.

"Volkswagen beş yıllık dilimde üretim yapar"

Volkswagen'in Türkiye'de üretim yapıp yapmayacağına yönelik bir soru üzerine Acar, şunları söyledi: "Türkiye Volkswagen için Almanya'dan, Polonya'dan, Çek'ten farklı bir ülke değil. BRIC ülkelerine yatırım yapıyorlar. Dolayısıyla kısa vadede yatırım planları yok ama orta vadede baktığınızda Türkiye önemli ve bölgesel bir pazar. Üretim planları içinde Türkiye var, buradaki konu ne kadar çabuk olacağı. Önce mevcut yatırımların tamamlanmasını beklemek gerek. Beş yıllık zaman diliminde Türkiye'de mutlaka üretim olacaktır diye düşünüyoruz. Biz de yatırım yapsınlar diye teşvik ediyoruz. Mutlaka bir gün Türkiye'de de üretim yapacaklar. Bir Japon ve Kore firması için Türkiye'de yatırım yapmak vazgeçilemez bir şart. Çünkü yatırımı ile Gümrük Birliği'ne girmiş oluyor. Ama Almanya için böyle bir durum yok, zaten birlik üyesi. Bizim buradaki argümanımız ise mevcut pazara yakınlık, maliyet farklılığı, ciddi kaliteli işgücü".

Doğuş'tan 3 sosyal sorumluluk projesi

Doğuş Grubu İletişimden sorumlu başkan vekili Semih Yalman da yürütülen sosyal sorumluluk projeleri ile ilgili bilgi verdi. 'Doğuş Çocuk' markası altında çocukları eğitim, sağlık, kişisel gelişim gibi destekleyen aktivitelerde bulunduklarını anlatan Yalman, projelerin lokomotifinin 'Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası' olduğunu kaydetti. Orkestranın 15 konservatuardan gelen, yaşları 10-16 olan 75 çocuktan oluştuğunu söyleyen Yalman, "Dünyada bu orkestralardan 4 tane var. 4.sü de bizimki" dedi. Bu yıl ilk konserin Mersin ve Adana'da, ikincinin ise 23 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile birlikte Ankara'da verildiğini anlatan Yalman, "İlk defa büyük bir senfoni orkestrası ile birlikte genç bir orkestra klasik eserleri seslendirdi. Önümüzdeki dönemde yurtdışında etkinliklere katılarak Türkiye'yi temsil etme imkanı bulacaklar" dedi. Hijen ve ağız sağlığı konusunda 'Gülümseten deneyler' adlı TIR'ın şimdiye kadar 16 il'e gittiğini, bu yıl ise 10 il'e daha gideceğini belirten Yalman, bugüne kadar 60 bin çocuğa ulaşıldığını, her yıl bu rakamı yüzde 20 oranında artırmayı planladıklarını söyledi. Yalman, Doğuş otomotiv ile trafik konusunda bir proje yürüttüklerini, bu çerçevede gerçekleştirdikleri 'Trafik temalı müzik yarışması'nda birinciliğin Muğla'ya, ikinciliğin Kars'a, üçüncülüğün ise İstanbul'a geldiğini vurguladı.

©Copyright 2008, Doğuş Grubu All rights reserved.
madeByCAT®