Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından, 24-28 Ocak 2007 tarihlerinde, “Değişen Güç Dengeleri” ana başlığı ile düzenlenen zirvede, Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk, Türkiye oturumuna katıldı.
Dünya siyasetinin, iş ve akademi çevrelerinin, medya ve sivil toplum kuruluşlarının üst düzey temsilcilerinin katıldığı Dünya Ekonomik Forumu’nda,“Türkiye’nin Politik Geleceği” başlığıyla gerçekleştirilen oturumda konuşan Ferit F. Şahenk, Türkiye’nin “küresel düzen içinde denge kurucu” rolüne dikkat çekti. Şahenk; “Dengelerin değiştiği dünyada Türkiye’nin bu rolü, sadece Türkiye’nin nerede bulunduğuyla ilgili değil, ne olduğuyla ve barındırdığı potansiyellerle de ilgilidir” dedi.
Londra merkezli yayınlanan El Hayat gazetesi köşe yazarlarından Raghida Dergham’ın yönettiği oturuma, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Dış İlişkiler Konseyi Orta Doğu Çalışmaları yöneticisi Vali Nasr, Hollanda Leiden Üniversitesi’nden Prof. Victor Halberstadt, Doğan Yayın Holding CEO’su Mehmet Ali Yalçındağ ve Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk katıldı.
Türkiye’nin politik geleceğinin masaya yatırıldığı ve katılımcıların kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili görüşlerini aktardığı bu önemli oturumda, Ferit F. Şahenk; “Türkiye, yeni global düzende vazgeçilmez bir konuma sahip. Belirsizliklerin hüküm sürdüğü, sadece Doğu - Batı hattında değil, Kuzey - Güney hattında da güç denklemlerinin hızla değişmekte olduğu bir dünyada, denge oluşturucu bir konuma özellikle ihtiyaç var. Kanımca, bu değişmekte olan global düzen içerisinde, Türkiye, diğer bazı kilit konumdaki ülkelerle birlikte, denge kuruculuk anlamında çok önemli bir rol oynamaktadır” dedi.
Türkiye’nin siyasal ve kültürel yapısına bakıldığında mevcut potansiyelinin onu bu konuma taşıdığının altını çizen Şahenk; “Türkiye, paylaştığı değerler ve hukuk düzeni temelinde kurulmuş istikrarlı demokrasisi, AB’ye katılmak üzere olan çoğunluğu Müslüman nüfusa sahip laik devleti, bölge istikrarına ve barışa katkı sağlayan global güvenliğin önemli bir parçası olması ve enerji oyununun odağında yer alması ile büyük önem arz etmektedir” dedi. Oturumda, iş dünyasının bakış açısıyla konuyu ele alan Şahenk, ülkemizdeki ekonomik istikrar ve gelişme sebebiyle geleceğe daha güvenle bakabildiklerinin altını çizdi.
Oturumda, Türkiye’nin küreselleşmeye entegre olan ekonomisinin gücünü vurgulayan Ferit F. Şahenk, ekonomik potansiyel olarak gördüğü unsurları ise; 72 milyonluk geniş bir tüketici piyasasıyla büyük, istikrarlı bir pazar, ihracat odaklı bir sanayi ekonomisi; hızla gelişen bir bilgi toplumu ile genç dinamik bir nüfus; güçlü bir üretim kapasitesi; global piyasalarla çok derin bağları olan bir ekonomi; doğrudan yabancı sermaye yatırımlarında dikkat çeken bir artış ve Türkiye’de uzun vadeli bir vizyonla kurulan global ortaklıklar ile yapılan yatırımlar olarak sıraladı.
Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk, bütün bunlar ışığında, Türkiye’nin mevcut yolunun geri döndürülemez olduğunu ve ülkemizin ileri gitmesinde, ekonominin temel lokomotif konumunda bulunduğunu belirttikten sonra, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mevcut koşullarda, Türkiye’nin ileri doğru sıçramasında en önemli rolü ekonomi oynamaktadır. Ancak elbette, ekonomik büyümeyi sürdürebilmek için, uygun bir siyasi karar alma mekanizması da gereklidir. Türkiye’nin gelecekten beklentileri her zamankinden daha güçlüdür. Tabii ki yapısal reformlar devam etmeli ve sürdürülebilir bir büyüme açısından iki önemli unsura özellikle dikkat çekilmelidir: Bunlar, verimlilikteki artış ve yeni istihdam olanaklarının yaratılmasıdır”.
İnsan sermayesine ve teknolojik gelişime yatırım yapmanın önemini vurgulayan Ferit F. Şahenk konuşmasını, dünya liderlerinin vizyon sahibi ve sağduyulu bir yaklaşımla Türkiye’nin önemini anlamaları halinde, tarafların bundan karlı çıkacağını söyleyerek noktaladı.
Doğuş Grubu, ayrıca 26 Ocak tarihinde Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün yanı sıra dünya siyasetinin, iş ve akademi çevrelerinin zirvesinden yaklaşık 200 ismin katılacağı bir resepsiyon düzenliyor.