6 Kasım 2006 | Doğuş Grubu

Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk, OECD Toplantısı'nda, yatırımlardaki paradigma dönüşümünü anlattı

İstanbul Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi’nde, OECD Sekretaryası ile Hazine Müsteşarlığı’nın ortak organizasyonu ile gerçekleşen OECD Uluslararası Yatırımlar Global Forumu’nun ilk gününde bir konuşma yapan Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk, “Türkiye’de yatırım ortamı üçlü bir paradigma dönüşümü yaşıyor. Yatırımlar, önce Türkiye’ye, sonra Türkiye’nin bölgesel önemine, ardından da Türkiye’nin global bir güç konumuna gelmesine yapılıyor” dedi. 
 
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, OECD Genel Sekreter Yardımcısı Richard Hecklinger’le birlikte, Dünya Bankası, Hazine ve OECD yetkililerinin, Endonezya ve Kosta Rica’dan bakanların ve uluslararası yatırım alanında uzman akademisyenlerin katıldığı toplantılarda, Türk iş dünyasını Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk temsil etti.

İki gün boyunca süren toplantıların ilk gününde, açılış konuşmalarının ardından yapılan “Türkiye Yuvarlak Masa Yatırım Toplantısı”nda konuşan Şahenk, Türkiye’deki yatırım ortamında yaşanan üçlü dönüşümü anlattı.

Ferit Şahenk, Doğuş Otomotiv’in Avrupa’nın en büyük iki treyler üreticisinden biri olan Krone ile yapacakları yatırımı, bu paradigma dönüşümüne örnek olarak gösterdi. Şahenk’in anlattığı modelde, yatırımlar öncelikle Türkiye’nin, Türk ekonomisinin, onun genç ve dinamik nüfusu için istihdam yaratma kapasitesinin önünü açıyor. Sonrasında büyüyen yatırımla, üretimdeki artışla birlikte Türkiye’nin bölgesel etkinliği de artıyor ve hem yatırımcı kesim hem de Türkiye bölgesel bir güç haline geliyor. Ardından da Türkiye’de gerçekleşen yatırımın ürünlerinin bütün bölgeye ve dünyaya satılmasıyla, ürünlerimizin global birer marka haline gelmesiyle birlikte, Türkiye global bir güç konumuna yükseliyor.

Ferit F. Şahenk, Türkiye ekonomisinin yakın geçmişini ve geleceğini de değerlendirdiği konuşmasında, “2001 yılından itibaren makroekonomik istikrarla birlikte yaşanan ekonomik büyüme, Türkiye’de sağlıklı bir yatırım ortamının kurulmasına katkı sağlamıştır, bu da Türkiye’ye akan doğrudan yabancı yatırımlarda tarihi olarak en yüksek düzeyleri yakalamamızla sonuçlanmıştır” dedi.  

Uluslararası toplantıya Türkiye’deki iş yatırımlarını anlatmak için davet edilen Ferit F. Şahenk sözlerine şöyle devam etti: “Yatırımcıların Türkiye’ye olan güvenin artmasında, AB’ye giriş süreci ve IMF’le ilişkilerle birlikte idari reformların ve özelleştirme programının da çok önemli bir rolü oldu. Aynı zamanda Türkiye’nin 72 milyonluk büyüyen bir tüketici piyasasına sahip olması, güçlü üretim yetenekleri ve genç, dinamik nüfusu da, daha ileri bir gelişme ve kalkınma düşünüldüğünde, ülkenin rekabetçi avantajları olarak mutlaka hesaba katılmalıdır.

Bütün bu tamamlayıcı unsurlar, Türk ekonomisinin ne derece hayati bir öneme sahip olduğunu gösterdiği ve bölgeye, büyük gereksinim duyduğu dinamizmi getirme potansiyelini ortaya koyduğu için, bunların özellikle altını çiziyorum. Türkiye bundan böyle, nerede yer aldığına bağlı olarak değil, ne olduğu ve ne ürettiği temelinde değerlendirilecektir. Bu şekilde düşünüldüğünde de, Türkiye, Doğu Avrupa’dan Çin’e uzanan bölgenin temel bir aktörü haline gelecektir.”

Türkiye’de reformların uygulanmasının yatırım ortamına dönük pozitif etkileri üzerinde duran Ferit F. Şahenk, ilgiyle izlenen konuşmasının son bölümünde toplantıya katılanlara şu görüşlerini iletti: “Son 5 yıl içerisinde Türkiye’de yatırım ortamında ciddi bir gelişme yaşandı ama bu ortamı daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürmek zorundayız. Daha iyi hale getirmemiz gereken daha çok sayıda alan ve konu var. 

Biz, 2007 yılına ve sonrasına dönük beklentilerimizde oldukça iyimseriz ve Türkiye’nin gelecekte çok daha güçlü olacağını düşünüyoruz.”

OECD’nin doğrudan yabancı sermaye yatırımları konusunda yürüttüğü çalışmaların ele alındığı ve geleceğe yönelik stratejilerin belirlendiği bir tartışma platformu olan OECD Uluslararası Yatırımlar Global Forumu, 2001 yılından itibaren sırasıyla Meksika, Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Afrika Cumhuriyeti, Hindistan ve Brezilya’nın ev sahipliklerinde düzenlendi. Uzmanlara göre, toplantıya bu yıl ülkemizin ev sahipliği yapması, “yükselen piyasalar” içerisinde Türkiye’nin konumunun ilerlemekte olduğunun da önemli bir göstergesi.

Geri
©Copyright 2008, Doğuş Grubu All rights reserved.
madeByCAT®