İstanbul’un en seçkin alışveriş ve yerleşim merkezlerinden Nişantaşı’nda yer alan ve şehrin en güzel Art Deco binalarından birinde misafirlerini ağırlamaya hazırlanan Park Hyatt Istanbul – Maçka Palas, Eylül 2008 ayında kapılarını açıyor.
Mimari dokusu, yaratıcı iç dekorasyonu, özenle tasarlanmış 90 odası ve seçkin lezzetler sunacak mekanlarıyla, kişiye özel servis anlayışında farklılık yaratacak Park Hyatt Istanbul – Maçka Palas, şehre yeni bir heyecan getirmeye hazırlanıyor.
1922 yılında Milano saraylarından etkilenen, İtalyan asıllı mimar Guilio Mongeri tarafından inşa edilen Maçka Palas, yıllar sonra kapılarını Park Hyatt Istanbul misafirlerini ağırlamak için yeniden açıyor. Zamanın seçkin aileleriyle birlikte ünlü romancı Kerime Nadir ve tanınmış şair Abdülhak Hamid Tarhan’a gibi önemli simâlara ev sahipliği yapan bu görkemli bina, yenilenen iç dekorasyonu ve büyüleyici atmosferi ile sizleri yepyeni bir yolculuğa çıkarıyor...
Şehrin en gözde restoran, bar ve butiklerine yürüyüş mesafesinde yer alan otelin, iç dekorasyonu New York’un tanınmış firmalarından Gerner Kronick+Valcarcel’den Randy Gerner’a ait. 7 Park Süit, 1 Executive Süit, 1 Diplomatik Süit ve 1 adet Kral Dairesi dahil olmak üzere toplam 90 odası olan otelde, 50-250 metrekare arasında değişen misafir odalarının tümünde, geniş bantlı hızlı internet erişimi, telesekreterli dijital telefonlar, LCD ekran televizyonlar ve DVD player gibi yüksek teknoloji ürünleri mevcut. İş amaçlı seyahat eden misafirlerin ihtiyaçları için özel olarak tasarlanmış ergonomik çalışma alanlarıyla da farklılık gösteren odalarda, standart boyuttaki dizüstü bilgisayarları da içerebilecek ebatta elektronik kasalar ve ücretsiz çay/kahve ikramı gibi her türlü konfor misafirlere sunuluyor. Ayrıca üst düzey mini toplantılar ve çok özel organizasyonlarda kullanılmak üzere tasarlanmış 2 adet toplantı salonu da bulunuyor.
Odaların neredeyse üçte birlik alanını kaplayan, yerden ısıtmalı, görkemli banyolarda, duş alanı ve küvet ayrı ayrı yer alıyor. Spa-süit olarak dizayn edilen 25 adet özel odada ise ısıtmalı oturma alanının yanısıra otantik kurnalar ile Park Hyatt Istanbul – Maçka Palas, geleneksel Türk Hamamı keyfini kendi odanızda gönlünüzce yaşama imkanı sağlıyor.
Özenli servisi ve ürün kalitesi ile şehrin en iddialı mekanlarını bünyesinde barındıracak otel, misafirlerine seçkin ve farklı lezzetler sunuyor. Izgara ve deniz ürünleri spesiyaliteleri ile İstanbullulara yeni bir adres kazandıracak The Prime; tüm gün boyunca servis veren, geniş şarap ve şampanya menüsü ile iş çıkışlarının ve keyifli bir mola vermek isteyenlerin uğrak noktası olacak Palas Lounge; ve yaz aylarında birbirinden leziz salatalar, sandviçler ve egzotik kokteyllerin tadına bakabileceğiniz The Terrace, misafirlerine doyumsuz bir deneyim yaşatmak için hazır.
İki sauna, üç terapi odası, rahatlama alanı ve egzersiz stüdyosuyla otel misafirleri için özel olarak tasarlanmış Spa’da ise sizleri huzur dolu dakikalar bekliyor.
Park Hyatt otelleri, Hyatt zincirindeki markalar arasında, günümüzün seçici ve bireysel seyahat eden misafirleri için, üstün bir servis anlayışını zarif ve klasik bir stille birleştiren kişiye özel hizmetle öne çıkıyor. Şehir merkezinde bulunması, gurme tadında yemekleri, üst düzey misafir memnuniyeti, iş toplantıları ve kişisel organizasyonlar için sağladığı imkanlarla farklılık yaratan Park Hyatt konsepti, Park Hyatt Istanbul–Maçka Palas ile ödüllü Park Hyatt markasının Avrupa’daki yatırımlarını, bir adım daha ileri taşıyor.